Arama Kutusu

Etikette Yazanlar ve Hipoalerjenik Kozmetik Ürünlerinin Zarar Verme Sorunsalı

etikette-yazanlar-hipoalerjenik-kozmetik-urunlerinin-zarar-verme-sorunu-blog
Etikette Yazanlar Hipoalerjenik Kozmetik Urunlerinin Zarar Verme Sorunu


Eğer güzellik ürünlerine meraklıysanız pek çok kozmetik ürünü sizi cezbediyor olmalı. Güzellik ürünleri de bugün artık say say bitmiyor çeşidiyle bize sunulmakta. Fondötenler için yüz bazı, rujların renklerini daha opak göstermek ve dayanıklılığını arttırmak için dudak bazları, ojelerin kalıcılıkları için tırnak bazı ve maskaraların verimini daha da arttırmak için üretilen maskara bazları gibi artık temel makyaj ürünlerinin haricinde bir de bazlar bayrağı devralmış durumda. En son saç için bb krem gördüm, saçların daha parlaklığını arttırıp pürüzsüz göstermek için, daha ne çıkarabilirler diye düşünmeden edemiyorum. Bana sorarsanız bu yenilik adı altındaki pazarlama sektörü biraz saçma noktaya da geldi. Cirolar bol olmalı ki, markalar bu denli yeni ürün çıkartıp tanıtma derdinde.




Yüz nemlendiricileri, parfümler, göz kremleri, fondötenler genel olarak en sıkıntı yaratan ürünler oluyor. Bu arada, "sıkıntı" kelimesi tüm Türkiye'yi kasıp kavuruyorken, ben de bir yere iliştireyim dedim. Kozmetik ambalajlarının üzerinde "Dermatologically Tested / Hypoallergenic" yani "Dermatolojik test edildi / Hipoalerjenik" ibaresi olsa bile kullanmaya başladığınızda cildinizi sivilceler basıyor. Sadece sivilce olarak düşünmeyin, yanma hissi olabilir, kızarıklık olabilir. Hatta bu ibare, organik kozmetik olarak lanse edilen ürünlerde daha da bol var.  Organik ürünlerde genellikle "natural, organic, hypoallergenic" kelimeleri sıklıkla karşımıza çıkmakta. Doğal, organik ve hipoalerjenik olduğu bize altı çizilerek belirtilmekte. Bu etiketlere bakıp "doğru ürünü aldım" diye düşünebilirsiniz. Ama ürünü kullanmanızla beraber yanma, kaşınma ve daha ileri problemler şekillenebilir. Yani cildinizde beklenmeyen ataklar şeklinde sorunlar yaşatabilir.


  • O zaman şu soru aklınıza geliyor. "Etikette yazan neden yüzümde böyle ters etki veriyor?" 


Bu sorunun 2 cevabı var.

1) Kozmetik ürünlerin "dermatolojik olarak test edildi" ibaresi belirli bir kurum onaylı değildir, kendilerinin tuttukları dermatologlardan onayları ile test ediliyor. Yani kendileri tutuyor, kendileri onaylıyor.

Mesela bunu L'oreal çok açık bir şekilde belirtiyor. Hatta L'oreal'in yabancı sitelerinde pek çok defa kendi dermatologlarını tanıttıklarını dahi gördüm. Ama çoğu firma bu durumu açıklamaz. L'oreal yeni politika olarak açık kart oynamayı seçiyor çünkü devir artık bilinçlilik devri. Bu işin global düzeyde dev piri de bu durumun son derece farkında.


Mesela bir alışveriş sitesi düşünün. Bu alışveriş sitesi der ki "iade yoktur". Ama siz dersiniz ki, "hayır kardeşim, kanunda tüketici korunmakta ve iade hakkım var" O da der ki, "Var ama bizde yok". Böyle demesinin dayanağı nedir? Bu dayanak, firmanın tuttuğu ve maaşa bağladığı avukatının gücüdür. Yani demem o ki, büyük firmalar kendi bünyelerinde bir avukat tutmakta ve avukata tıkır tıkır paraları aylık olarak vermekte. Böylece kendi kurallarını da bu rahatlığa dayanarak koyabiliyor. Sonuçta savunma hakkı olduğu müddetçe kurallar değiştirilebilir. Ama kural değişikliği demek savunduklarının doğru olduğu demek değildir. Bu durumda alışveriş sonrasında bir ürünü iade ederken, karşı taraf sizi kendi kurallarını söylüyor. Siz illa ki uğraşmak isterseniz siz de bir avukat tutarsınız. Şirket avukatıyla kendi avukatınızın düellosuna bağlı olarak dava sonucu şekillenir. Yani iş büyüdükçe büyür. Kozmetik pazarındaki "dermatolojik olarak test edildi" hikayesi de bu mantıkla ilerler.


2) Her içerik her cilde iyi gelmez.

İstediği kadar test edilsin, istediği kadar kaliteli bir marka olsun, hatta pahalı olması insana daha "güven" veriyor olsun, her ürün sizin cildinizde muhteşem etki yaratmaz. Kendi cildinizi kendiniz keşfetmelisiniz. Güzellik bloggerlarının (bu genellemeye ben dahil) klasik bir savunması vardır :

"Benim cildime çok iyi gelen kozmetik ürünü size iyi gelmeyebilir". 


Bu cümle klişe gibi gelebilir ama her klişenin de bir gerçeklik payı var. Bu yüzden başkasının cildinde iyi gelen bir etmen size kabus gibi gelebilir. Ben mesela bırakın başkasını, kendi kız kardeşimle bile ürün zevklerimiz sürekli değişiyor. Ona iyi gelen bana gelmiyor, bende muhteşem olan ona gitmiyor. Ortak kullandığımız ürünler bir elin beş parmağını geçmez. O derece az.

etikette-yazanlar-hipoalerjenik-kozmetik-urunlerinin-zarar-verme-sorunu-blog
Etikette Yazanlar Hipoalerjenik Kozmetik Urunlerinin Zarar Verme Sorunu

Ürünler Cildimde Alerjenik Tepki Verirse Ne Yapmalıyım?


Bir ürünü kullanım sonrası cildinizde ani değişiklikler, yanmalar, batmalar, kızarıklar hissediyorsanız hiç ama hiç vakit kaybetmeyin, o ürünü kullanmayı hemen sonlandırın.

Okuduğunuz bu blogu yazdığım gibi çok fazla da blog takip edip okuyorum. Çünkü blog olayı beni dış dünyadan soyutlayan bir hobi merkezi. Bloglarda olsun Instagram'da olsun sık sık karşılaştığım bazı yorumlar var. Mesela "Bu ürün cildimde yanma yaptı ama kullanmaya devam ediyorum." Hatta kendinden örneklerden hariç bazen de şöyle yorumlar okudum "Yanma / batma yapıyor ama canım yine de sen kullanmaya devam et." 


Bu yorumlardaki gibi cilt sorunlarını yaratan ürünü inatla kullanmaya devam ederseniz tek olacağı şey, cilt kalitenizi kendi ellerinizle bozmak olacaktır. Bu tarz yaklaşımlar, bakım adına size zarar sağlamaktan öte gidemez. Cilt bariyeriniz zede alır, o etkiyi yok edeyim derken bu etkiyi mahveder. En gereksiz eylem, hasar verilen bir ürünü inatla kullanmaktır.

Ama Ürünü Çöpe Atmak İstemiyorum :(


Müsrifliği sevmiyor olabilirsiniz. Bu yüzden bir ürün aldığınızda beğenmeseniz, cildinizde problem yaşattığını fark etseniz de amaç sırf müsriflik olmasın, param çöpe gitmesin diyorsanız bir arkadaşınıza kullanması için sorabilirsiniz. Belki sizde iyi gelmeyen bir ürün ona uyacaktır, böylece takıntı yaptığınız "para-çöp kutusu" ilişkisi de ortadan kalkar. Veya bazı ürünleri değişik amaçlarla kullanabilirsiniz. Örneğin; sevmediğiniz makyaj temizleyicisini, yüz yerine makyaj fırçaları olarak terfi ettirmek veya yapısını sevmediğiniz saç kremlerini (eğer yapıyorsanız) bacak tıraşı öncesinde kullanabilirsiniz. Kremli ürünler tıraş için biçilmiş kaftan etkisi verir. Bu şekilde minik değerlendirmelerle müsriflik de yapmamış olursunuz.


Sizler için hazırladığım doğru içerik rehberi ve bilgilendirici yazıları yazmaya blogda devam edeceğim. Bu sıralar yeni keşifler yaptım, onları da sizlerle paylaşacağım. Daha bilinçli olarak cildinize istediğinizi vermek size bağlı.



4 yorum:

  1. teşekkürler çok güzel ve keyifli bi yazı..:-)

    YanıtlaSil
  2. Tek yumurta ikizim var, cilt tipimiz aynı ama bana iyi gelen şeyler ona iyi gelmeyebiliyor. Koku kalıcılıklarımız farklı olabiliyor o nedenle klişe olsa da söze katılıyorum canım <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ^^ İspat oldu o halde :)

      Sil