Arama Kutusu

Lancome La Vie Est Belle Parfüm

Lancome La Vie Est Belle Parfüm Yorumu


miskinkek,parfüm yorumu,parfum,lancome,parfum yorumu

Sloganı, "la vi e bel" ile Fransızca olarak "Hayat Güzeldir" sözünden esinlenerek parfüme isim koyan Lancome, özgürlük ve mutluluğun kokusunu küçük bir şişeye sığdırdığını 2012 yılında lanse etti. Bu kokuyu yaratmak için de parfüm yaratıcılarının önemli 3 ismiyle çalıştı. Dünyanın en popüler parfüm markalarına muazzam keşifler yapan bu 3 burun ise; Dominique Ropion, Olivier Polge ve Anne Flipo.



La Vie Est Belle; mutluluğa, coşkuya ve hayata adanan bir koku. Haliyle de dinginlik ve huzur arayabileceğiniz bir tepenin eteğine gidip hayatı seyretme hissi uyandırmıyor. Daha canlı ve daha enerjili bir tavırla mutlu olmanızı emrediyor resmen. Yani, parfüm sessiz ve varlığı yokluğu bir kokulardan değil, bilakis "ben burdayım" diye size bir fincan sıcak çikolata gibi zihninize siz istemeseniz de girmeyi başarıyor.


Sıcak bir koku. Şeker ağırlıklı. İlk açılışını kuş üzümü ve armut gibi tatlı meyvelerle yapıyor. Meyvelerin tatlı baskınlığı epey bir süre cumhuriyetini sürdürüyor. Ardından, meyvelerin yanında onların eksik kalan baharlarını tamamlamak edasıyla çiçeklerimiz geliyor, Bahar çiçeği olan İris'in ezici gücüyle beraber Yasemin ve Portakal Çiçeği eşlik ediyor. Aralarından sızan muzip Vanilya, çiçeklerin arasından hissediliyor. Çiçeklerin birlikteliği fazla uzun sürmüyor. Zira sonlara doğru yine bir şeker ordusu onları karşılıyorken, ezilmiş bir ruhla yok oluyorlar. Tenden giderken veda edilen son notalarından biri olan Praline, yani karamel, badem ve fındıktan oluşan bir ezme, parfümü gürme sınıfına taşımaya yetiyor zaten. Tonka Fasülyesi ve Patçuli de parfümü çerçeveleyerek tenden veda etmesine uğurluyor. Fakat parfüm, öyle kalıcı ki, ertesi sabah bile üzerinizde tatlı bir koku hissedebilirsiniz.

miskinkek,parfüm yorumu,parfum,lancome,parfum yorumu


Şekerin ağırlığı ve yapış yapışlık hissi uyandırabilecek riskte gibi dursa da, ön yargımın aksine bir tatlılık içinde süzüldüm parfümün şişesine. Feminen bir çizgisi de var. Benim tenimde tatlı çizgisi net bir şekilde hükmünü sürdürüyor. Fakat beni heyecanlandıran bir koku olmadı. 2012'de üretilen bir parfümden belki de daha farklı ve zengin aromalar bekliyordum.

Özgünlüğün derinlikleri yükselmese de şekerli kokulardan vazgeçemeyenlerin sevebileceği çizgide. Genel olarak Viktor & Rolf Flowerbomb parfümüne çok benzetilmesinin asıl nedeni de bu ortak şeker yoğunluğu ve paçuli nüansı.

Tanıtım yüzünün Julia Roberts olması, en şaşılası kısım. Julia Roberts ve parfüm denildiğinde benim yakıştırdığım; sofistike, özgün ve hafif de baharatlı kokuların dengesi. Ama yoğun şekerli ve fazla gençkızvari bir parfümün çizgisi, belki parfüm şişesinin zarif dizaynın yan yana görüntüsüyle yakışıyor ama kokusuyla değil.


- Parfümün reklam filmi ise şu şekilde -


9 yorum:

  1. Evet paçuli severlerin bayılacağı güzel bir koku,bana flowerbomb u anımsatmıştı,şişesi de güzel.

    YanıtlaSil
  2. senden bir pucca çıkar, şu yazdıklarından :)

    YanıtlaSil
  3. Flowerbomb severn biri olarak denicem en kısa zamanda.çok güzel anlatmıssin:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence Flowerbomb daha iyi, onu sevmeye devam edin derim :)

      Sil
  4. kokular ile kelimeleri çok iyi birleştiriyosun:) şu parfüm yazılarının hastasıyım.içimizi açıyor,roman gibi okuyoruz miskinkek:)

    YanıtlaSil
  5. Bu gün bu parfümü aldım, sonra eve geldim internetten parfümle ilgili araştırma yaptım ve yazına rastladıkm. Çok hoş bir blog takipteyim. Bu arada tam bir parfüm delisiyim iyi geldi bu güzel sayfayı ziyaret, sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)

      Sil